İstanbul’un karmaşasından yorulup 10 yıl önce beyaz yakalı kariyerini bir anda geride bırakarak Bodrum’un köyüne yerleşen 40 yaşındaki Müge Kızılırmak, kurduğu 40 dönümlük ekolojik çiftliği ile bölgedeki tarım uygulamalarına yeni bir nefes kazandırdı. Safran, kekik, enginar ve kimyasal ilaç kullanılmadan yetiştirilen çilek gibi birçok farklı ürün üreten bir çocuk annesi olan Kızılırmak, geliştirdiği sürdürülebilir üretim ve eğitim modeli sayesinde Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ödüllendirildi.
İSTANBUL’U TERK EDİP ORGANİK TARIM YAPMAYA BAŞLADI
Eski turizm deneyimini agro-turizm (tarım turizmi) konseptiyle harmanlayan Kızılırmak, açtığı restoranda misafirlerine taze ve organik ürünler sunabilmek için çalışmalara başladı. Aradığı temiz gıdayı bulmada zorluk çekince çözüm olarak kendi üretimini yapmaya karar veren girişimci, kısa süre içinde restoran işletmeciliğini de geride bırakarak tüm gücünü toprağa yönlendirdi. Yaklaşık 6 yıl önce Ortakent Mahallesi’nde 40 dönüm arazide hayata geçirdiği çiftlikte safran, adaçayı, zeytin, çilek ve enginar gibi katma değeri yüksek bitkiler yetiştirmeye başladı.
Çiftliğe gelenler sepetlerini alarak tarladan doğrudan hasat yapma fırsatı bulurken, üretilen tıbbi ve aromatik bitkiler ise damıtma yöntemiyle işlenerek doğal kozmetik ve fitoterapi ürünlerine dönüştürülmekte ve ihraç edilmektedir.
“TEMİZ ÜRETİMİN DEĞERİNİ ANLADIM”
Amacının sadece mahsul almak değil, toprağa saygılı nesiller yetiştirmek olduğunu vurgulayan Müge Kızılırmak, “Kurumsal yaşamdan ayrılıp tarlaya adım attığımda toprağın, suyun ve temiz üretimin değerini çok daha iyi kavradım. Bodrum’daki okullarla iş birliği yaparak 4 yaşından itibaren çocukları çiftliğimizle toprakla buluşturuyoruz. Buraya gelen bir bebek bile çileği dalından koparıp yıkamadan güvenle yiyebilmelidir. Çocukların gıdanın market raflarından değil, doğanın özünden geldiğini görerek büyümelerini istiyoruz” dedi.
BAKANLIKTAN ÜRETİM ÖDÜLÜ ALDI
Çiftlikte tek bir gram kimyasal tarım ilacı kullanmadıklarını belirten Kızılırmak, “Kimyasal kullanmamamız nedeniyle operasyonumuz yoğun bir iş gücü gerektiriyor; dönemine göre 50 kişiye kadar istihdam sağlıyoruz. En büyük avantajımız ise ürettiğimiz safranı ve tıbbi aromatik bitkileri kurutarak yağını çıkararak katma değerli nihai ürün haline getirmemizdir. Aracıları devreden çıkardığımız bu modelle özellikle kadın çiftçilere ilham vermek ve onların kazanç sağlamalarına yardımcı olmak istiyoruz. 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü kapsamında bakanlıktan aldığımız safran üretim ödülü de bu emeğin en güzel onayı oldu” diye konuştu.